Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kalaycı, çiftçinin bankalara olan tarımsal kredi borçlarının 115 milyar liraya, takipteki kredi tutarının ise 5,7 milyar liraya ulaştığını belirterek, 'Ülke olarak bizim ne yapıp ne edip çiftçimizi, üreticimizi gözeten köklü tedbirleri uygulamaya koymamız lazım' dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kalaycı, çiftçinin bankalara olan tarımsal kredi borçlarının 115 milyar liraya, takipteki kredi tutarının ise 5,7 milyar liraya ulaştığını belirterek, 'Ülke olarak bizim ne yapıp ne edip çiftçimizi, üreticimizi gözeten köklü tedbirleri uygulamaya koymamız lazım' dedi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, TBMM Genel Kurulunda 217 sıra sayılı kanun teklifi üzerine yaptığı konuşmada, çiftçilerin sorunlarını dile getirdi. Tarım ve hayvancılığın ekonomiler için ne derece kritik olduğunu, gıda güvenliği ve tarımın stratejik önemini, tüm dünyayı etkileyen korona virüs salgınının bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Kalaycı, salgınla mücadele edilirken tarımsal üretim ve gıda zincirindeki bütün unsurların kritik sektörler olarak belirlenip faaliyetlerini kesintisiz sürdürebilmelerine imkan sağlandığını hatırlattı.
Kalaycı, bu süreçte tarımsal desteklerin hızlı ödendiğini, hazineye ait tarım arazilerinin çiftçinin kullanıma açıldığını, üreticilere yüzde 75 hibe, tohum desteği sağlandığını anımsatarak, 'Tohum desteği kapsamı mutlaka genişletilmeli, yaygın hale getirilmelidir. Bu süreçte de başta gübre, yem, elektrik gibi tarımsal girdilerin fiyatları yüksek oranda artmıştır. Çiftçilerimiz bu artışlar karşısında çaresiz kalmıştır. Çiftçilerimizin mazot, gübre, ilaç, yem gibi girdileri uygun fiyatla alabilmesi sağlanmalıdır' dedi.

'Tarımda kullanılan elektrik için düşük tarife belirlenmeli'
Elektrik faturalarının önemli bir maliyet kalemi haline geldiğini söyleyen Kalaycı, tarımda kullanılan elektrik için düşük tarife belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Kalaycı sözlerine şöyle devam etti; 'Konya’da 10 dekar arazinin bir saat sulaması için 55 ila 75 lira, eğer kooperatif kuyusu ise 83 ila 100 lira enerji maliyeti bulunmaktadır. Elektrik maliyeti altından kalkılamaz hale gelmiştir. Tarımda kullanılan elektrik için mutlaka daha düşük tarife belirlenmelidir. Bazı illerde çiftçiye elektrikten sağlanan destek İç Anadolu çiftçisine de verilmelidir. Ayrıca on bir yıl öncesinden gelen ve tahsil kabiliyeti kalmayan TEDAŞ’a olan elektrik borçları tümüyle silinmelidir. 2018 yılında 7139 sayılı Kanunla düzenlenen yer altı suyu sulama kooperatiflerinden sulama tesisi mülkiyetinin devrinden feragat edenlerin, tesis bedelinin tahsilinden vazgeçilmesi hükmüne işlerlik kazandırılmalıdır. Çiftçimizin bankalara olan tarımsal kredi borçları 115 milyar liraya, takipteki kredi tutarı ise 5,7 milyar liraya ulaşmıştır. Üreticinin biriken borcu belini bükmektedir. Buna bir çare üretilmelidir. Çiftçinin ve üreticilerin tarım kredi ve Ziraat Bankası tarımsal kredi borçları faizsiz ertelenerek uzun vadeli yapılandırılmalıdır.'

'Meraların yetiştiriciler tarafından etkin kullanımı sağlanmalı'
Mustafa Kalaycı, hayvancılık açısından yemleme maliyetlerinin azaltılması ve kaba yem açığının giderilmesinin büyük önem taşıdığını, bu bağlamda meraların kalite ve verimliliğinin artırılmasına yönelik ıslah çalışmalarına hız verilerek mera tespit ve tahdit çalışmalarının hızla tamamlanıp meraların yetiştiriciler tarafından etkin kullanımı sağlanmalı, kaba yem üretimi ve işlemesine yönelik alt yapının genişletilmesi gerektiğini kaydetti.
Çiftçinin doğal afetlere maruz kaldığını, bu afetler sonrası devletin hızla harekete geçerek hasar tespitleri yaptığını bildiren Kalaycı, ürünleri hasar gören üreticinin mağduriyetinin mutlaka giderilip, çiftçi için her türlü imkanın kullanılmasını istedi.

'Çiftçimiz için acilen bir tedbir paketi açıklanmalı'
MHP’nin çiftçi için acilen bir tedbir paketi açıklanması gerektiğini sürekli dile getirdiğini vurgulayan Kalaycı, 'Ülke olarak bizim ne yapıp ne edip çiftçimizi, üreticimizi gözeten köklü tedbirleri uygulamaya koymamız lazımdır. Tarım sektörü, üretim işleme ve pazarlama boyutlarıyla bütüncül bir yapıya kavuşturulmalı, yüksek verimlilikte ve kaliteli ürün üreten, teknoloji kullanabilen ülke insanını besleyebilen ve ihracat kapasitesi yüksek bir düzeye getirilmelidir' ifadelerini kullandı.