İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ’’Tehlike geçmiş değil.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ’’Tehlike geçmiş değil. Görüyoruz ki ipin ucunu bıraktığımızda risk çabucak artıyor. İşte bu nedenle kararlı olalım. Tedbiri elden bırakmayalım. Sağlık Bakanı ve Bilim Kurulu tedirgin bir şekilde uyarıyor. Bu uyarılara uyalım ki, büyük bir mücadele veren sağlık ordumuzun emekleri boşa gitmesin. Kendimizi sevdiklerimiz için korumaya devam edelim’’ dedi.
Akşener, İYİ Parti Grup Toplantısı’nda konuştu. Genel Başkan Akşener, sözlerine Bingöl’deki depremde hayatını kaybeden güvenlik korucusuna Allah’tan rahmet, bölgede yaşayan vatandaşlara da geçmiş olun dilekleriyle başladı. Akşener, 1 Haziran tarihinin normale dönüş sürecinin hastalığa dönüş süreci olmaması konusunda uyardığını hatırlatarak, ’’Maalesef hafta boyunca gelen veriler bu konuda hepimizi endişelendirdi. İyileşen hasta sayısının altına düşmüş olan vaka sayısı yeniden ikiye katlandı. Buradan bütün vatandaşlarımıza sesleniyorum, tehlike geçmiş değil. Görüyoruz ki ipin ucunu bıraktığımızda risk çabucak artıyor. İşte bu nedenle kararlı olalım. Tedbiri elden bırakmayalım. Sağlık Bakanı ve Bilim Kurulu tedirgin bir şekilde uyarıyor. Bu uyarılara uyalım ki, büyük bir mücadele veren sağlık ordumuzun emekleri boşa gitmesin. Kendimizi sevdiklerimiz için korumaya devam edelim’’ dedi.
Akşener, ahlaki bozulmaya işaret ederek, Başak Demirtaş’ın yaşadıklarını örnek gösterdi. Akşener, ’’Bunu birebir yaşamış bir kadın olarak nelere tekabül ettiğini kadınların mutlaka tecrübe ettiği bir iğrençlik, alçaklık. Umarım ki son olur. Ama bu zihniyet meselesi. Bizi yönetenler bu konuda net bir tutum almadıkları takdirde bu çürümüşlük, iğrençlik devam edecektir. İftiraya uğramayan, namusu üzerinden hakarete uğramayan hiçbir kadın kalmayacaktır’’ ifadelerini kullandı.
Akşener, şöyle konuştu:
’’Bizim için esnaf Türkiye’nin yansımadır. Turizm iyi durumda mı, kötü durumda mı esnafın durumundan anlarsınız. Ekonomi iyiye mi gidiyor, kötüye mi gidiyor esnafın durumundan anlarsınız. Milletimiz umutlu mu, değil mi esnafın durumundan anlarsınız. Bilin ki, esnaf zor durumdaysa Türkiye zor durumdadır. Esnaf fakirleşiyorsa, Türkiye fakirleşiyor demektir. Esnaflarımız haftalık, hatta günlük kazançlarıyla geçinen insanlarımız. Çoğu esnafımızın kira, kredi kartı borcu var, elektrik, su, doğalgaz borcu var. Eski satışlarını yapamadıkları için her geçen ay daha da borçlanıyorlar. Çalışan başına 10 bin TL işletme sermayesi desteği önerimizde ısrarlıyız. Küçük işletmenlerimize ve esnafımıza çalışan başına 10 bin lira en az bir yılı faizsiz ve ödemesi bir yıl sonra başlayacak şekilde 36 aylık işletme kredisini can suyu olarak verin. Yanında üç kişi çalışan bir berberimiz 30 bin TL, yanında 7 kişi çalıştıran bir dükkan sahibi 70 bin TL alsın ve iş yerini açık tutabilmek için kullansın. Nakit akışına destek olmak amacıyla Bağ-Kur ödemelerine en az üç ay muafiyet getirin, bu ödemeleri de devlet yapsın. Esnafımızın 2020 Mart ayından itibaren yıl sonuna kadar bütün vergi ve SGK ödemeleri Ocak 2021’den başlamak üzere ve vade farksız 24 ayda ödenmek üzere yapılandırılsın.’’