Depresyon Nedir, Nasıl Baş Edilir?

featured

Depresyon geçmişten günümüze dek; hayattan zevk almama, bitkinlik, kendi içine kapanma, ileri boyutlarda kendine zarar verme ve intihara yol açan psikolojik bir rahatsızlıktır.

Depresyonu ileri boyutlara taşımamak, hayatımıza kaldığı yerden devam edebilmek için bir noktada buna dur demeliyiz. Bu elbette her koşulda mümkün olmayacaktır, kişi bazen içinde bulunduğu kötü ruh halinden kendi başına çıkamayacaktır ve o durumda yapılması gereken en doğru şey tedavi görmeyi kabul etmektir.

Ancak bunu bir nebze hafifletmek bazen sadece kendi emeğinle o ruh halinden çıkabilmek için başvurulabilecek belli başlar yollar vardır.

Depresyon

1-Yalnızlık ve Getirdikleriyle Baş Etmeyi Öğren
Depresyonda iken önceden sevdiğimiz pek çok şeye karşı ilgimizi yitiririz. Sevdiğimiz insanlara dahi kendimizi uzak hisseder ve sanal bir yalnızlığın içine hapsoluruz. Bu yalnızlık bize pek çok şey söyleyecektir. Bunların bir bölümü doğrular, bir bölümü de aslında bizim hiç inanmayacağımız yalanlardır. Bu yalanlarla başa çıkabilmek için:

-Depresyonda iken dünyanın gerçekleriyle yüzleşiyormuş gibi hissettiğimizi fark etmeliyiz. Yüksek bir farkındalık ile her şeyi çıplak haliyle gördüğümüzü düşünürüz ve bu durumda düşündüğümüz, inandığımız her şeyin doğru olduğuna inanırız. Bu bir yanılsamadan başka bir şey değildir.

Yanımızda olması gereken insanlar yanımızda yoktur, tek dayanağımız kendimiz olmuşuzdur ve haliyle bizim yanımızda olan tek insan –kendimiz- tabi ki bize doğruyu söyleyecektir diye düşünürüz. Düşündüğümüz her şeye bu sebeplerle inandığımız zaman, günlük hayatta içine düştüğümüz tüm yanılgıları hatırlamalı ve bir insanın her zaman objektif bir şekilde bakıp doğruları görmesinin mümkün olmadığını anlamalıyız.

Ruh halimizin kötü olmadığı zamanlarda bile pek çok konuda yanılmamız mümkünken, insanlardan tamamen uzaklaştığımız zaman gerçekleri görmemiz ne kadar mümkün olabilir? Depresyon, bize pek çok yalan söyler ve söylemeye devam edecektir. Bunların yalan olma ihtimalini düşündüğümüz an o yalanlarla aramıza iyi bir sınır çizmeye başlayacağız.

-Yalanların yalnızlıkla olan bağlantısını fark etmeli ve yalnızlıktan olabildiği kadar uzaklaşmalıyız. Yalnız kaldığımız her an, çevremizde doğruları ve yanlışları olan tek insan biz oluruz. Bu durumda kendi söylediklerimize daha kolay inanırız. Sessizlikten uzaklaşmalı, insanlarla iç içe olmalıyız. Onlarla konuşmaya, görüşmeye hazır değilsek bile dışarı çıkmalı, gezmeli, kendi gürültümüzden biraz uzaklaşıp dış dünyanın gürültüsüne karışmalıyız.

Duyduğumuz bu gürültüler, içimizdeki sesi ve haliyle yalanlarımızı bir nebze susturacaktır. Yalnız iken daha depresif bir hal alırız bu halde iken daha fazla yalnız kalmak isteriz bu nedenle yalnızlık bir çıkmaz sokaktır. Bizi kurtarmayacak, bir noktadan sonra daha fazla depresyona sürükleyecektir. Depresyonun en büyük ilaçlarından birinin yalnızlıktan kurtulmak olduğunu, bu ruh halindeki neredeyse herkes biliyor ama çok az kişi uyguluyor.

Bunun asıl nedeni harekete geçmek için bir sebep beklememizdir. Her zaman iyi şeylere başlamak için bir ilham, kurtarıcı bekleriz. Yapmamız gereken yalnızca ilk adımı atmaktır.

Atacağınız bu adımın sizi ne kadar zorlayacağını, size ne kadar yabancı olduğunu düşünmeyin. Yalnızca harekete geçin. Arkadaşlarınızla buluşma ayarlamak çok zor geliyorsa önce kısa yürüyüşlerle başlayıp dış dünyaya karışın. Adım adım kurtulmaya çalışacağınız yalnızlık depresyonunuz üzerinde gerçek bir antidepresan etkisi yaratacaktır.

Depresyon

2-Ruh Halini Düşünme

Kişi depresyonda iken, ruh halindeki dalgalanmaları izlemeye ve onları yorumlamaya meyilli olur. İyi olduğu zamanlar, ‘Tamam bugün iyi hissediyorum bu demektir ki depresyonu atlattım’ diye düşünür. Ancak tekrar kötü olduğu zaman, ‘Daha önce iyi hissediyordum bugün kötüyüm, iyi olduğum her günün arkasında kötü bir gün gelecek ve ben bundan kurtulamayacağım’ diye düşünürse ve sürekli bunun farkındalığını taşırsa bu farkındalık onu bir süre sonra yormaya başlayacaktır.

Depresyonda iken sağlıklı bir şekilde düşünemez ve günlük rutinimizin dışına çıkarız, bu da günlerin birbirinden farklı olmasını, bize farklı şeyler anlatmasını sağlar. Dolayısıyla birbirine benzemeyen pek çok günümüz olacaktır. Bu günleri sayıp kendimizi yormak yerine bunun bir süreç olduğunu ve elbet biteceğini kendimize hatırlatmalıyız.

Kendimize karşı daha merhametli ve sakin yaklaşmalıyız. Hırsla, her şeyin bir seferde iyi olmasını beklemek kendimize haksızlık yapmamıza sebep olur ve depresyon sürecinin yorgunluğuna hırsımızın yorgunluğunu da ekler. Kendimize sarılır, şefkatle yaklaşır, ruh hali dalgalanmalarını takip etmeden bu sürecin biteceğine inanırsak daha hızlı bir şekilde iyileşmemize iyi bir ortam hazırlarız.

3-Hayatındaki Her Şeyin Kötü Olduğunu Düşünme

Hayatımız kötü bir dönemece girince; ‘Zaten kötü bir hayatım var, bu sorunlar da onun getirileri’ diye düşünürüz. Kötüyü bir kere düşünmeye başladığımız zaman hayatımızdaki her şeyin kötü olduğuna inanırız. Ancak unutmamalıyız ki kötü bir ruh hali etrafındaki şeyleri de kötü yorumlatacaktır. Depresyona girmeden önceki düşüncelerinizi hatırlayın, neden her şey bu kadar kötü değildi?

Çünkü siz o zaman kötü bakmıyordunuz. Sonuç olarak, ruh halimiz düzelince ve zevk aldığımız şeyleri fark edince kötü sandığımız pek çok şeye aslında sadece kötü baktığımızı fark edecek ve sahip olduğumuz güzellikleri görmeye başlayacağız. Kara bulutların bir gün dağılacağına ve o zaman kötü düşüncelerin, berrak gökyüzündeki bulutlar kadar dikkat çekeceğine, onları elinizle ayıklayıp atacağınıza inanın.

İçiniz güzelleştiği andan beri kötü düşünceleri daha kolay fark edecek ve hayatınızdan atacaksınız. Shakespeare’in dediği gibi:
“Gökyüzü ne kadar güneşli ve berrak olursa, bulutlar o kadar çirkin görünür.”

Depresyon

4-Sürüklenmeye Karşı Çıkın

Depresyon, bizi günlük rutinimizden uzaklaştırır. Bir amaç için yaptığımız şeyler birer birer hayatımızdan çıkar. Bunun sonucu olarak amacımız olmadan yaşıyor gibi hissederiz ve hayatın bize verdiği her şeyi kabul etmek zorunda kalırız. Kendimizi hayatın akışına bırakarak hiçbir şey yapmadan yaşamaya devam ederiz.

Amaçsız yaşamak başlarda rahat gelebilir ancak bir süre sonra yarına uyanmak için bir sebep bulamayınca hayatımızdan vazgeçme noktasına bile gelebiliriz. Bu akıştan, bu sürüklenmekten kurtulmak için günlük rutinlerimize yavaş yavaş geri dönmeye çalışmalıyız.

Dişlerimizi fırçalama, temiz ve sevdiğimiz kıyafetleri giyme basit gibi gelse de etkili bir başlangıç olacaktır. Çünkü bunlar kısa bir süre de olsa plan yapma, hayatınızın bir kısmını yönetme yeteneğini bize sunar ve kontrolü ele almaya başlayınca sürüklenmeye de dur demeye başlarız.

5-Kendinizi Sevdiğiniz Şeylere Dönmeye Zorlayın

Depresyonda olan bir insan için hayattaki her şey anlamını yitirir. Önceden sevdiği şeylerden uzaklaşmaya başlar. İlgi alanı ve sevdiği bir insan kalmamış gibi hisseder ve böyle olunca eski sevilenlere geri dönmenin hiçbir anlamı yokmuş gibi düşünür çünkü o şey ona artık eskisi gibi çekici gelmeyecektir.

Böyle düşünüp sevdiklerimize gitmediğimiz her an, hayat onları bizden biraz daha uzaklaştırır. Geri dönmek için eski heyecanı beklememize gerek yoktur. Severek gittiğin bir çay bahçesine şimdi içinden gelmese de kalk ve git.

Konuşmaktan zevk aldığın bir arkadaşınla buluşup konuşmak için enerjin olmasa da onu ara ve bir buluşma ayarla. Kendini bir noktada zorlamak zorundasın. Sevdiğin şeylere yavaş yavaş dönmeye başlayınca eski kişiliğine kavuşman ve bu süreci atlatman daha kolay olacaktır.

6-Kendinizi Uyuşturmayın

Alkol ve ilaçlar insan zihnini uyuşturur ve kişi kötü hissettiği her an zihnini uyuşturarak o kötülüklerden kurtulacağını düşünür. Ancak bunun ona nasıl geri döneceğini hiç düşünmez. İnsan beyni bir makine değildir ve sürekli bir programda çalıştırılamaz. Sizin ayarladığınız program biter ve özünüze dönerseniz daha önce hiç yaşamadığınız ve hesaplayamayacağınız acılarla baş etmek zorunda kalırsınız.

Bir seferde karşılaşacağınız bu acılara dayanmak gerçekten çok zor olacaktır. Bu nedenle tekrar tekrar kendinizi uyuşturmaktan vazgeçin. Sonsuza kadar buna devam edemezsiniz. Elinizde olmadan kendinizle karşılaşırsanız, göreceğiniz manzara karşısında sabırlı olmayı ve nasıl hareket etmeniz gerektiğini bilmelisiniz. Bir sorundan kaçmak için başka bir soruna tutunmayın.

Depresyon mücadeleniz bağımlılık sorunuyla taçlanmasın. Kendinizi duyun, dinleyin ve bunun bir süre sonra biteceğini hatırlayın. Bir zaman sonra geçecek olan bir ruh halini bağımlı olup sonsuza dek uzatmayın.

7-Beslenmenize ve Uykunuza Yatırım Yapın

Depresyon süreci alışık olduğumuzun dışında bir düzeni getirir. Uyku saatlerimizi arttırır, azaltır veya değiştirerek bünyemizi tanımadığı bir sürecin içine sokarız. Ruhen zorlandığımız bu süre içinde fiziksel olarak da kendimizi zorlamamaya çalışalım. Alışık olduğumuz veya bize iyi gelecek uyku düzenini bulalım ve buna uymak için elimizden geleni yaparak dinlenmeye çalışalım.

D vitamini, magnezyum, B 12 vitamini ve protein belirli sıklıklarla alınmalıdır. Bunların ihmali durumunda en çok rastlanan yan etki halsizlik ve yorgunluktur. Ruhen güçsüz olduğumuz bir süreç içinde kendimize halsizlik ve güçsüzlükle yatırım yapamayız.

Beslenmemize dikkat etmek ve gerekli vitaminleri almak vücudumuza ihtiyacı olan enerjiyi verir ve kendimizi halsiz hissettiğimiz bu dönemde güçlü bir bağışıklık ile depresyonu daha kolay atlatırız.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Depresyon Nedir, Nasıl Baş Edilir?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.