Covid Önlemleri, İnsanların Ruh Sağlığını bozuyor

featured

Covid Önlemleriyle virüsten korunmaya çalışırken artık Ruh Sağlığımızı kaybetmeye başlıyoruz.

Covid-19 salgını ile mücadele önlemleri, insanları korumak için alınıyor. Ancak psikiyatristler ve psikologlar, Covid Önlemlerinin toplum ve ruh sağlığına oluşturduğu risklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini savunuyor.

Tüm dünyada, Avrupa’da, Almanya’da ve İsviçre’de uygulanan Covid Önlemleri artık hakta yorgunluk, bezginlik ve bıkkınlık gibi ruh sağlığı açısından risk yaratmış durumda. Halkın kısıtlamalara olan desteği artık her geçen gün azalıyor.

Covid Önlemleri, Ruh Sağlığı

Almanya’da dört aydır, öngörülen istisnai durumlar hariç, sokağa çıkma kısıtlaması uygulanıyor. Zaruri ihtiyaçlar için açmalarına izin verilen süpermarket ve eczaneler gibi işletmeler dışındaki dükkanlar hala kapalı. Bireyler arası temaslar da ciddi şekilde sınırlandırılmış durumda.

Aslında halen yürürlükte olan Covid Önlemlerine rağmen, çok sayıda insan dışarda, sadece dışarıya paket servisi yoluyla satış yapmalarına izin verilen restoran ve kafelerin önlerinde uzun kuyruklar oluşmuş durumda. Parklar ve sokaktaki insanların büyük çoğunluğu maskesiz…

Kısıtlamaların artık işe yaramadığı, insanların bunlara uymadıkları gözle görülebiliyor.

İsviçre’de iş dünyası ve halk kısıtlamaların daha hızlı adımlarla kaldırılmasından yana tavır koymaya başladı. Ulusal konseyin Ekonomi komisyonu da buna yönelik adımlar attı.

Almanya’da halkı koronavirüse karşı aşılama çalışmaları, ABD ve Birleşik Krallık’a kıyasla daha ağır ilerliyor. Bu arada virüs varyantlarının bulaşma oranı da artıyor, en dikkat çekeni de koronavirüsün İngiltere varyantı B.1.1.7. ve bu endişeleri daha da artırıyor.

Covid Önlemleri ve Ruh Sağlığı

Kısıtlamalara halk desteği azalıyor
Goethe Üniversitesi’nden sosyal psikolog Profesör Rolf van Dick, “Elimizdeki tüm veriler ve araştırma sonuçları, büyük çoğunluğun hala kurallara uyduğunu gösteriyor… Ama ben, kısıtlamaların sürmesi halinde, bu kurallara uymayan azınlığın artacağı görüşündeyim” değerlendirmesini aktardı.

Covid Önlemleri, Ruh Sağlığı

Alman Devlet Televizyonu ARD’nin, sonuçlarını 19 Şubat’ta açıkladığı bir kamuoyu araştırmasına göre, Almanya’da Covid-19 kısıtlamalarının çok ileriye gittiği görüşünde olanların sayısı iki hafta öncesine kıyasla yüzde 5 oranında artarak, yüzde 27’ye yükseldi.

Bir önceki ankette, alınan önlemlerin yeterli olmadığını söyleyenlerin oranı da son ankette geriledi, yüzde 24’ten yüzde 16’ya düştü.

“Tükenmişlik hissi”
Bu, yaklaşık bir yıl önce alınmaya başlanan önlemlere, bugüne kadar en düşük kamuoyu desteğini yansıtıyor.

Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nin, salgınla mücadele amacıyla uzmanlardan oluşturduğu danışma konseyinde yer alan psikolog Stephan Grünewald’a göre, uzun vadeli perspektif sunulamaması insanlarda, özellikle kış aylarında, “tükenmişlik hissi” yarattı.

Uzun süreli Covid Önlemlerinin halk üzerindeki etkisini araştıran Grünewald, “Bazı insanlar, ‘artık sonsuza kadar tecritte gibi yaşayacağız’ hissiyatını yaşıyor” ruh sağlığı bozuluyor diye konuştu.

Şiddet ve sokak gösterileri riski
Ocak’ta kısmi sokağa çıkma yasakları uygulamaya başlayan Hollanda, şiddete evrilen sokak gösterilerin sahne olmuştu. Almanya’daki kimi kentlerde de, Covid Önlemlerine itiraz edenlerin başlattıkları benzer gösteriler yaşandı.

DW’ye, yürüttüğü çalışmalardan edindiği sonuçları aktaran Grünewald, ağır kısıtlamaların, toplum genelinde “kızgınlık ve saldırganlığı artırabileceğini” söyledi.

Sosyal psikolog van Dick ise sadece aşırılık yanlılarının değil, normalde şiddet eğilim olmayanların da Covid Önlemlerinin yol açtığı yılgınlıktan ötürü şiddete yönelebileceğine dikkat çekti.

Covid Önlemleri, Ruh Sağlığı

Komplo teorileri ve buna inanların sayıları artabilir
Medya ve siyasetin büyük bir bölümü, 2020 yılı boyunca, maskesiz büyük çaplı gösteriler düzenleyen ve aralarında kendilerini “Querdenker” (farklı açıdan, perspektiften bakarak düşünenler) olarak adlandıranların da yer aldığı koronavirüs önlemleri karşıtlarını, “aşırılık yanlısı azınlık” olarak nitelendiriyor.

Psikolog Stephan Grünewald’e göre, kısıtlama tedbirlerinin uzun süre devam etmesi halinde bu grupların popülaritesi artabilir.

Grünewald, “Koronavirüs inkarcıları, alarm veren ölüm sayıları nedeniyle, bugüne kadar kontrol altında tutulabildi. Ama şimdi artan aşılarla birlikte, komplo teorisyenleri ve inkarcıları, yeniden güç kazanabilir” diye konuştu.

“Gerçekleri kabullenmeleri için teşvik edilmeliler”
Psikiyatrist Jan Kalbitzer ise salgının bir sonraki aşamasında toplumsal birlik oluşturulabilmek için koronavirüs inkarcıları ile bir uzlaşma sağlanması gerektiğini söyledi.

Bu insanlara sadece onların düşüncelerinin hatalı, yanlış olduğunu söylemenin yeterli olmayacağını söyleyen Kalbitzer, onların gerçekleri kabullenmeleri için teşvik edilmesi gerektiğini aktardı, ilgilerini çekebilecek yollarla, gerçeklerin onlara etkili bir şekilde anlatılabileceğini kaydetti.

Alman hükümeti ve özellikle Sağlık Bakanı Jens Spahn, salgınla mücadelede dayanışmanın ve “bireysel sorumluluğun” önemine vurgu yapıyor.

Ama bireysel sorumluluk, halka kesilen çok acı bir reçete. Üstelik siyasi sorumluların sözlerini tutmadığı, vaatlerini yerine getiremedikleri bir ortamda, çok da kolay kabul edilebilir de değil.

Örneğin Sağlık Bakanı Spahn, herkese hızlı test sözü vermişti. Ama bu süreç planlanandan yavaş işliyor. Yine aşılama hedeflerine de uzak olunduğuna dikkat çekiliyor. Bakan Spahn, federal meclisteki muhalefet milletvekilleri tarafından, verdiği sözleri yerine getiremediği gerekçesiyle “açıklamalardan sorumlu bakan” olmakla eleştirildi.

Dürüstlük ve gerçekçi hedefler ruh sağlığı açısından önemli
Sosyal psikolog Profesör Rolf van Dick, “Siyasi iletişim tutarlı olmaya devam etmeli. Somut kriterlere, verilere dayanmalı ve bunlar da anlaşılır bir şekilde kamuoyuna aktarılmalı” diye konuştu.

Psikolog Stephan Grünewald de içinden geçilmekte olunan bu kritik süreçte, dürüstlük ve gerçekçi hedeflerin hiç olmadığı kadar önem taşıdığına vurgu yaparak, “Net perspektifler sunulmalı” dedi.

Grünewald, “Hep kaçınılması, yapılmaması gerekenlerden, fedakarlıktan söz ediliyor… Oysa insanların neye ihtiyaç duyduğuna ve bu beklentiyi nasıl karşılayabileceğimize odaklanmalıyız” görüşünü kaydetti.

İnsanların doğaya özlem duyduğunu, baharın güç veren enerjisini hissetmek istediklerini aktaran Grünewald, sözlerini şöyle tamamladı: “Siyasiler ‘anarşiyi’ önleyebilmek için bu beklentilere imkan sağlamanın yolunu bulmalı.”

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Covid Önlemleri, İnsanların Ruh Sağlığını bozuyor

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.