Corona Geçirenleri İlgilendiren Araştırma Sonuçları

featured

Corona Geçirenleri İlgilendiren Araştırma Sonuçları: Covid-19, hastalıktan aylar sonra Pulmoner Emboli riskini artırıyor

Corona geçirenler yani hastalığı atlatan herkes, enfeksiyondan çok sonra bile sorun yaşayabilir. Bu araştırma sonucu, İsveç ve İsviçre’de yapılan çalışmalarla ortaya konuldu.

Sars-CoV-2 koronavirüs hakkındı 2 yeni araştırma çalışması gerçekleştirildi.

Araştırmalardan biri, pulmoner emboli ve venöz tromboz riskinin enfeksiyondan altı ay sonrasına kadar hala önemli ölçüde yüksek olduğunu gösteriyor.

Bu sonuçlar hastaneye yatırılması gereken ancak ventile edilmeyen Covid 19 hastalarında keşfedildi.

Avrupa ve Dünya Haberleri Corona Geçirenleri İlgilendiren Araştırma Sonuçları

Diğer bir araştırmaya göre, Corona ile enfekte olan kişilerde enfeksiyondan altı ay sonrasına kadar ciddi kan pıhtısı geliştirme riski artıyor.

BMJ adlı dergide yayınlanan araştırmaya göre, enfekte olanlar, enfeksiyondan altı ay sonra, bir kan pıhtısının akciğerlerdeki arterleri tıkadığı pulmoner emboli riskini 33 kat artırdı.

Emboli Nedir?

Emboli; damar içinde oluşan pıhtının kan akışı yoluyla bulunduğu bölgeden ayrılarak farklı vücut dokularına iletilmesi ve burada damar tıkanıklığına yol açması durumudur. Emboli eğer akciğer damarlarında tıkanmaya yol açarsa, bu duruma pulmoner emboli adı verilir.

Sağlıklı bir vücutta kan dolaşımı temelde iki ana dolaşım sistemi üzerinden sağlanır. Bunlar; vücuttan toplanan oksijensiz kanın, kalbin sağ yarısına gelip buradan akciğere gönderildiği küçük dolaşım (pulmoner dolaşım) ve akciğerden kalbin sol yarısına iletilen oksijenli kanın vücuda gönderildiği büyük dolaşımdır.

Akciğer damarlarına ulaşan bir pıhtı, oksijenle beslenmesi gereken kanın akciğere ulaşmasını engeller. Eğer vücuttan toplanan oksijensiz kan, akciğer tarafından oksijenle beslenmeden kalbin sol tarafına geçerse, vücuttaki oksijen seviyesi hayatı tehdit edecek derecede düşebilir.

Bu durum da vücuttaki beyin, böbrekler ve kalp gibi birçok organın zarar görmesine neden olabilir. Bu zararın seviyesi, oluşan pıhtının kan akışını ne derecede engellediğine bağlıdır.

Klinikte pulmoner emboli vakalarının en sık karşılaşılan sebebi, bacaktaki toplardamarlardan kaynaklanan damar içi pıhtılaşmalardır. Derin ven trombozu adı verilen bu durum, erken dönemde tedavi edilmediği takdirde pulmoner emboliye neden olarak hayatı tehdit edici bir hâl alabilir. Bunun yanında, farklı nedenler vasıtasıyla da pulmoner emboli meydana gelebilir.

Araştırmalar, pulmoner emboli vakalarının yaklaşık üçte birinde, teşhis yapılamaması durumunda hayatın kaybedildiğini ortaya koymuştur.  Bununla birlikte, zamanında yapılan erken müdahale ile pulmoner embolinin tedavi edilmesi mümkündür. 

Pulmoner emboli sırasında akciğer damarlarında oluşan ani basınç artışı sağ kalp yetmezliğine sebep olabilir. Bu durum ölümlere sebep olabildiği gibi bazen pulmoner emboli tedavi edilse bile sağ kalp yetmezliği kalıcı olabilmektedir.

Bir kısım hastada kroınikleşen pulmoner emboliler kalıcı pulmoner hipertansiyona neden olabilmektedir. Kalıcı pulmoner hipertansiyon da hastanın yaşam kalitesini ileri derecede sınırlayan ve orta vadede kalp yetmezliğine bağlı hayati sorunlar yaratabilen bir durumdur.

Pulmoner Emboli Neden Olur?

Pulmoner embolinin en yaygın sebebi bacak toplardamarlarında gelişen damar içi pıhtılaşma olduğundan, buna zemin hazırlayan durumlarda derin ven trombozu ile birlikte pulmoner emboli gelişme riski artar. Bu doğrultuda, aşağıdaki koşullarda pulmoner emboli gelişebilir:

İleri yaş: Yaşın ilerlemesiyle beraber kanın pıhtılaşmaya yatkınlığı arttığından, pulmoner emboli gelişmesi kolaylaşır.

Hareketsizlik: Fiziksel aktivitenin fazla yer almadığı bir günlük yaşam tarzına sahip kişiler, uzun süre hareketsiz seyahat edenler veya mesleği gereği hareketsiz kalan bireylerde pulmoner emboli riski yüksektir.

Aile öyküsü: Birinci derece yakınlarında damar içi pıhtılaşma sorunu olanlar, benzer durumlara yakalanma açısından yüksek risk grubundadır.

Kemik kırıkları: Özellikle ileri yaşta görülen, büyük kemiklerde yaşanan kırıklar, ciddi seviyede damar içi pıhtılaşma ve pulmoner emboli ile sonuçlanabilir.

Kanser: Vücutta ortaya çıkan her türlü kanser durumunda, pıhtılaşmaya yatkınlık oluşacağından pulmoner emboli riski artar. Kemoterapi de pıhtılaşma riskini artırır.

Cerrahi sonrası dönem: Büyük cerrahi işlemlerin sonrasında, vücutta gelişen yoğun iyileşme süreci ile birlikte damar içi pıhtılaşma gerçekleşebilir ve pulmoner emboli ile sonuçlanabilir.

Obezite: Vücut ağırlığının artması damar içi pıhtılaşmayı kolaylaştırdığından, obez kişilerde pulmoner emboli daha kolay gelişir.

İlaç yan etkisi: Östrojen ve testosteron içerikli bazı ilaçlar, damar içi pıhtılaşmayı arttırdığından pulmoner emboli riskini yükseltir.

[/kanews-collapse]

Pulmoner emboli, vücutta gelişen damar içi pıhtılaşmanın kan akımı ile akciğer damarlarına ulaşması ve burada tıkanıklığa yol açması ile ortaya çıkar.

Bu nedenle, damar içinde pıhtılaşma yapabilen koşullar pulmoner emboli gelişimi açısından risk faktörü olarak kabul edilebilir. Damar içinde pıhtılaşma olması, Virchow Triadı olarak da bilinen, aşağıdaki etmenlere bağlı gelişir:

Kan akışının engellenmesi: Özellikle bacak toplardamarlarında, vücudun uzun süre hareketsiz kalmasına bağlı olarak kanın akışının engellenmesi, pıhtılaşmanın gerçekleşmesi için önemli bir risk faktörüdür. Sağlıklı kişilerde bacak kasları, kasılma ile birlikte damarlardaki kanın akışına yardımcı olur. Uzun süre ayakta kalma, oturma, seyahat etme veya hastalık nedeniyle yatma gibi durumlarda kanın bu bölgede birikmesi pıhtılaşma ile sonuçlanabilir.

Damar hasarı: Kemiklerde kırılma, damarlarda bükülme, kaslarda yırtılma veya çeşitli hastalıklarda damarların zarar görmesi gibi damar bütünlüğünü bozan sağlık problemleri pıhtılaşmaya zemin hazırlar.

Pıhtılaşmaya yatkınlık: Bazı sağlık koşullarında, hastaların pıhtılaşma mekanizmaları kendiliğinden aktifleşmeye yatkın hâle gelir. Bu kişilerde, pıhtılaşmayı tetikleyen herhangi bir koşulun varlığında hızlı bir şekilde damar içi pıhtılaşma gerçekleşebilir.

Pulmoner emboli, kan pıhtısı dışında bazı sağlık sorunları nedeniyle de gerçekleşebilir. Buna göre, aşağıdaki koşullarda kan pıhtısı gelişimi olmadan pulmoner emboli ortaya çıkabilir:

 

Corona Geçirenleri İlgilendiren Araştırma Sonuçları

Normalde bacaklarda oluşan bir kan pıhtısı olan derin ven trombozu riski de koronavirüs ile enfekte olduktan 3 aya kadar, 5 kat arttı. Şiddetli Covid hastalığı veya önceki hastalıkları olan kişiler özellikle risk altında.

Bununla birlikte, hastaneye yatmayı gerektirmeyen hafif hastalığı olan kişilerde pulmoner emboli ve derin ven trombozu riski de daha yüksekti.

Derin Ven Trombozu Nedir?

Venöz tromboz toplardamarlar içerisinde kan pıhtısı (tromboz) oluşumuna verilen isimdir. Bu pıhtı toplardamar içerisinde kan akışını engelleyerek bölgesel şişme ve ağrıya yol açar.

Venöz tromboz en sık olarak bacak, baldır ve kalçada derinde bulunan toplardamarlarda meydana geldiğinden derin ven trombozu olarak da adlandırılır.

Venöz tromboz nerede görülür?

Venöz tromboz toplardamar sistemi içinde her yerde meydana gelebilir. Derin ven trombozu en yaygın görülen venöz tromboz şeklidir.

Ven Trombozu Ne Sıklıkta Görülür?

Derin ven trombozu ortalama olarak her yıl 1000 kişiden birinde gözlenmektedir.

Corona enfeksiyonunun kan pıhtılaşması riskini artırdığı zaten biliniyordu. Ancak yeni olan, riskin ne kadar sürdüğünün bilinmesidir.

Araştırma için araştırmacılar, Şubat 2020 ile Mayıs 2021 arasında İsveç’te virüs testi pozitif çıkan bir milyon kişiden alınan verileri kullandılar. Bu veriler, pozitif olmayan dört milyon insanla karşılaştırıldı.

Araştırmacılar, daha önceki enfeksiyon dalgalarında kan pıhtılaşması riskinin pandemi ilerledikçe daha yüksek risk oluşturduğunu buldular. 

Corona Geçirenleri İlgilendiren Araştırma

Corona Geçirenleri İlgilendiren Araştırma Sonuçları

Zürih’ten araştırmacılar, iyileşenlerde yeni bir pulmoner fibroz formu keşfetti.

Pulmoner fibrozis, akciğerlerdeki küçük hava keselerinin (alveoller) duvarlarının kalınlaşıp sertleşmesiyle meydana gelir. Duvarlardaki aşırı kalınlaşma ve sertleşme kan ile hava arasındaki gaz geçişini zorlaştırır. Dolayısıyla vücuttaki dokuların oksijen ihtiyacı karşılanamaz.

Annals of Medicine dergisinde, Zürih Üniversite Hastanesi’ndeki (USZ) doktorlar, eski Kovid hastalarında “gözden kaçan” yeni bir pulmoner fibrozis formu hakkında rapor verdi.

Ekip, Covid-19 nedeniyle hastaneye kaldırılan ancak ventilasyon gerektirmeyen veya solunum yetmezliği çeken kişilerde COVID sonrası pulmoner fibrozis (PCPF) olarak bilinen formu keşfetti.

Etkilenenler, solunum performansında en ağır hastalardan daha fazla kayıp gösterdi ve laboratuvar testinde artan inflamasyon değerleri gösterdi.

Ek olarak, akciğer dokusunda geri dönüşü olmayan hasar olduğunu gösteren röntgen ve BT görüntülerinde akciğerlerdeki doku değişiklikleri görülüyor.

Corona Geçirenleri İlgilendiren Araştırma Sonuçları

USZ Clinic for Pneumology’de kıdemli doktor René Hage, “Hastalar, hastalıklarının seyri için atipik olan ciddi bir ikincil hastalık gösterdi” diyor.

Doku değişiklikleri, enfeksiyondan yalnızca dört ila on iki hafta sonra belirgin hale geldi; bu, tipik olarak artık doku değişikliklerinin meydana gelmediği ve bu nedenle şüphelenilmediği bir dönem.

Hage yaptığı açıklamada, bu semptomlarla Covid’den iyileşenlerin “bu nedenle akciğer testleri ile dikkatle izlenmesi ve bazı durumlarda akciğerlerin bilgisayarlı tomografi ile netleştirilmesi gerektiğini” söyledi.

Araştırma ekibi, pulmoner fibroz biçimini doğru bir şekilde tahmin etmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Bu konuda tedavinin en doğru yöntemi ise hala cevaplanamayan bir soru durumunda.

1
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Corona Geçirenleri İlgilendiren Araştırma Sonuçları

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.